Çok ince iğnelerin vücudumuzudaki özel bazı noktalara hafifçe batırılması ile yapılan tedaviye akupunktur denilmektedir. Akupunktur kelimesi "acus" (iğne) ve "punctura" (noktaya batırmak) kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Akupunktur çok köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Eski zamanlarda etkisi o zamanki hekimler tarafından ancak felsefi kavramlarla açıklanabilmiştir. Günümüzde ise teknolojinin gelişmesi ile tıbbın kullanımına giren bir çok modern tıbbi cihaz akupunkturun etki mekanizmasını bilimsel olarak aydınlatmaya başlamış, böylece "bilimsel akupunktur" terimi oluşmuştur.

Akupunktur tedavisi Dühya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1979 yılından beri bilimsel olarak kabul edilmekte ve özellikle batı tıbbının pek de yüzgüldürücü sonuçlar alamadığı birçok hastalıkta akupunktur tedavisini önermektedir. Önceleri WHO tarafından akupunktur tedavisinin kullanılabileceği hastalıklar listesi yayınlanmıştır. Akupunktur konusunda yapılan araştırmalar arttıkça WHO'nun akupunkturu bir tedavi seçeneği olarak önerdiği hastalıklar listesi de uzamıştır. Günümüzde ise artık akupunktur tedavisi için bir hastalık listesi vermektense, akupunkturun hemen her hastalıkta ya tedavi edici yada destekleyici bir unsur olduğu kabul edilmektedir.

Gerek yukarıda özetlemeye çalıştığım WHO'nun akupunktura bakış açısı, gerekse akupunktur hakkında çıkan en son bilimsel tıbbi makaleler incelendiğinde, akupunkturun ne kadar etkin bir tıbbi tedavi yöntemi olduğu aşikardır. Yalnız burda bir konuya özellikle dikkat etmek gerekmektedir: Akupunktur tedavisi yıllar içerisinde yeterli denetimin olmamasından da faydalanılarak, gerek ülkemizde gerekse dünyanın başka yerlerinden hekim olmayan kimseler tarafından da uygulanmıştır. Şüphesiz ki bu uygulamalar yeterince etkili olamamış ve akupunkturun hakettiği ünü zarar görmüştür. Akupunktur tedavisinin etkili olabilmesi için mutlak suretle bu konuda eğitim görmüş hekimler tarafından uygulanması şarttır. Ülkemizde 1991 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan "Akupunktur Tedavileri Yönetmeliği" akupunkturun sadece yönetmelikte belirtilen eğitim ve donanıma sahip hekimler tarafından uygulanmasını kanuni bir zorunluluk haline getirmiştir.

Akupunktur tedavisinin en önemli özelliklerinden birisi yan etkisiz bir tedavi olmasıdır. Çok uzun yıllardan beri uygulanmakta olan akupunktur tedavilerinde hiçbir yan etki bildirilmemiştir. Bu sebeple ilaçların yan etkilerinden çekinen yada ilaçlara bünyesi tahammül edemeyen kimselerde akupunktur tedavisi çok uygun bir seçenektir.

Akupunktur tedavisinin geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Antik çağlardan beri uygulanmakta olan akupunkturun ekti mekanizması eski zamanlarda ancak felsefi kavramlarla açıklanabilmiştir. Günümüzde ise teknolojinin gelişmesi ile tıbbın kullanımına giren bir çok modern tıbbi cihaz, akupunkturun etki mekanizmalarını bilimsel olarak aydınlatmaya başlamış, böylece "bilimsel akupunktur" terimi oluşmuştur. Bilimsel akupunktur terimi 1950'li yılların başında fransız doktor Paul Nogier'in araştırmaları ile önemli bir güç kazanamıştır. Dr.Nogier afrika kökenli bazı hastalarının kulak kepçelerinde bazı noktaların dağlandığını gözlemlemiştir. Hastalarına bunun sebebini sorduğunda bu uygulamanın bel ağrısına çok iyi geldiğini, memleketlerinde bu uygulamanın eskiden beri bilindiği ve kullanıldığı cevabını almıştır. Farklı hastalardan benzer cevapları alan Dr.Nogier'in konuya ilgisi artmış ve çeşitli araştırmalara başlamıştır. Araştırmalarının sonucunda kulak kepçesindeki bazı noktaların kimi tedavilerde kullanıldığıı, bazı kulak noktalrının klasik çin akupunkturunda kullanıldığı bilgisine ulaşmıştır. Örneğin denizcilerin görme keskinliğini arttırmak için kulaklarındaki bir noktaya altın küpe takmaları gibi. Bu gözlem ve araştırmaların üzerine Dr.Nogier kulak kepçesi ile ilgili yoğun çalışmalara başlamış ve "Auriculotherapy" adını verdiği modern akupunktur tedavisinin temellerini atmıştır. Dr.Nogier'in keşvetip başlattığı, günümüze kadar da gelişerek gelen aurikuloterapi akupunkturunda hastalar klasik çin tıbbında olduğu gibi felsefi kavramlarla değil, modern, bilimsel batı tıbbının verileri ile değerlendirilmekte, takip ve tedavi edilmektedir.

Tarih sahnesindeki uzun soluklu varoluşu süresince akupunktur şüphesiz ki farklı anlayışlara maruz kalmış ve bri çok farklı ekol ortaya çıkmıştır. Bu ekollere örnek vermek gerekirse:
» Klasik Çin akupunkturu
» Moxibustion: Akupunktur noktalarının ısı enerjisi ile tedavisi
» Aurikuloterapi: Kulak akupunkturu
» Su Jok: Sadece el noktaları kullanılarak yapılan akupunktur
» Shi at su: Akupunktur noktalarının masaj ile tedavisi
» Laser akupunktur: Akupunktur noktalarının ışık enerjisi ile tedavisi
» Elektroakupunktur: Akupunktur noktalarının elektrik enerjisi ile tedavisi
.
.
.

Liste uzatılabilir. Akupunkturun özünden ve mantığından ayrılmadığı sürece farklı ekoller barındırması akupunkturun bilimsel zenginliğinin doğal sonucudur. Ancak dikkatle üstünde durmak gereken bir konu var: Bu kadar çok ekolün olduğu bir uygulama alanında akupunkturun özü ile bağdaşmayan uygulamalar. Maalesef son yıllarda ülkemizde akupunktur adı altında faaliyet gösteren fakat yaptığı uygulama ile akupunkturun sadece çok çok hafif bir taklidi olabilen bir uygulama çok popüler olmuştur. Kulak kepçesine flaster ile tohum tutturmaktan ileri gitmeyen bu uygulama ne Çin'de ne Amerika'da ne de Avrupa'da, dünyanın başka hiçbir yerinde kullanılmamaktadır. Uygulamanın hiçbir bilimsel yanı yoktur. Kulak kepçesi akupunktur uygulamalarının çok önemli bir alanıdır. Yalnız tohum koyarak değil, iğne batırarak. Kulak kepçesine iğne batırıp hastaların yaklaşık 20 dk. kadar klinikte dinlendikten sonra kulak kepçelerine 1-2 tohum tedaviyi desteklemek amacı ile konulabilir. Ama hiçbir iğne batırmadan kulakları 50-60 adetten fazla tohumlarla doldurmanın akupunktur ile izah edilebilir bir yanı yoktur. Halkımızın bu konuda dikkatli, araştırıcı ve titiz olması gerektiği aşikardır.

Akupunkturun kökleri kimi tarihçilere göre 5000, kimilerine göre ise 7000 yıl öncesine dayanmaktadır. Tarihte ilk olarak Çinliler tarafından kullanıldığı söylense de Uygur Türklerinin Çinlilerden çok daha önce akupunkturu kullandığına işaret eden arkeolojik araştırmalar bulunmuştur. Akupunktur tarihin akışı içerisinde yüzyıllar boyunca kullanılmıştır. Bugün tüm dünya tarafından anavatanı olarak kabul edilen ve akupunktur ile adeta özdeşleştirilen Çin'de bir dönem kullanımı o kadar yaygınlaşmıştır ki, konu hakkında bilgisi olmayan, hekim olmayan kimseler tarafından bile uygulanmaya başlanmıştır. Bunun üzerine bir dönem Çin'de akupunktur uygulamak yasaklanmıştır. Fakat bu kadar etkili bir tedavinin önemini çok iyi bilen devlet adamları tekrar akupunktur konusunda uzman doktorlar yetiştirerek bu tedaviden insanların mahrum kalmamalrını hedeflemişlerdir.

Batıda ise akupunktur hak ettiği ününe, 1972 yılında dönemin Amerikan başkanı Richard Nixon'ın Çin ziyareti sayesinde kavuşabilmiştir. Nixon'ın kafilesinde bulunan New York Times muhabiri James Reston ziyaret sırasında rahatsızlanmış ve kaldırıldığı hastanede akut apendisit olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple Reston hemen ameliyata alınmış ve apendiksi alınmıştır. Ameliyat sonrası rutin doktor vizitlerinde çinli doktorlar Reston'un fazlaca karın ağrısı olduğunu görmüşler ve akupunktur ile müdehale etmişlerdir. Reston'un akupuktur tedavisi sonrası ağrılarının hızla kaybolduğunu takip eden basın mensubu arkadaşları çok şaşırmışlar ve hemen durumu ülkelerindeki bağlı bulundukları gazetelere iletmişlerdir. Nasıl olur da vücuda hiçbir ilaç vermeden batıralan birkaç ince iğne hızla ameliyat ağrılarını kesebilir? Bu konu sadece Çin'de bulunan amerikan heyeti arasında hayret uyandırmayıp ertesi gün tüm amerikan gazetelerinde manşetten yayınlanmıştır. Akupunkturun amerikan heyetinde bu kadar şaşkınlık yarattığını gören çinliler Başkan Nixon ve beraberindekileri akupunktur anestezisi ile yapacakları bir kalp ameliyatını izlemek üzere davet ederler. Planlanan gün ve saatte kalp ameliyatı hiçbir anestetik madde kullanmadan, sadece akupunktur anestezisi ile gerçekleştirilir. Anestezinin en zor ameliyatlarından birinin bu şekilde akupunktur yardımı ile yapılmasına Başkan Nixon hayran olur. Olay amerikan basınında da geniş yer bulur. Başkan ülkesine döner dönmez akupunkturu öğrenmek amacı ile Çin'e doktorlar gönderir ve Çin'li akupunktur uzmanlarını ülkesine davet eder.

Böylece Amerikan başkanının Çin'i ziyareti sırasında bir gazetecinin apendisit olması ile başlayan hadiseler zinciri, akupunkturun başta Amerika olmak üzere tüm dünyada popülaritesinin artmasına ve geniş kullanım alanları bulmasına vesile olur.
Akupunkturun Tedavi Ettiği Hastalıklar
Adet Düzensizlikleri
Adet Öncesi Gerginlik Sendromu
Ağrılı Adet Görme
Akne Vulgaris
Akut Bronşit
Akut Gastrit
Akut Sinüzit
Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlılığı
Allerjik Burun Nezlesi
Allerjik Rinit
Alt Islatma
Ameliyat Sonrası Ağrıları
Anne Sütü Yetersizliği
Astım
Aterosikleroz
Bağışıklık Sistemi Zayıflıkları
Baş Ağrısı
Baş Dönmesi
Bebeğin Anne Karnındaki Pozisyonunun Düzeltilmesi
Bel Ağrıları
Bel Fıtığı
Boğaz Ağrıları
Boyun Ağrısı
Boyun Fıtığı
Boyun Tutulması
Böbrek Taşı Ağrısı
Bulantı
Çene Eklemi Ağrıları
Damar Sertliği
Depresyon
Diabet
Dirsek Eklemi Ağrıları
Dismenore
Diş Ağrısı
Diz Ağrısı
Diz Kireçlenmesi
Doğum Ağrılarının Azaltılması
Düşük Tansiyon
Epilepsi
Estetik Akupunktur
Farenjit
Fibromiyalji
Fobiler
Golfçü Dirseği
Guatr
Hamilelik Bulantı Kusmaları
Hazımsızlık
Hiperprolaktinemi
Hipertansiyon
Hipotansiyon
İmpotans
İnfertilite
İshal
Kabızlık
Kalça Kireçlenmesi
Kanser Ağrıları
Karaciğer Yağlanması
Karpal Tunel Sendromu
Kas Ağrıları
Kas Erimesi
Kemoterapi Zararlarının Tedavisi
Kısırlık
Kilo Verme
Kireçlenme
Konsantrasyon Güçlüğü
Kronik Bronşit
Kronik Gastrit
Kronik Sinüzit
Kulak Çınlaması
Kusma
Lökopeni
Meniere Sendromu
Menoraji
Mide Asidi Fazlalığı
Mide Ülseri
Migren
Myopati
Omuz Kireçlenmesi
Oniki Parmak Barsağı Ülseri
Osteoporoz
Panik Atak
Peptik Ülser
Radyoterapi Zararlarının Tedavisi
Raynoud Sendromu
Reflü Özerfajit
Safra Kesesi Ağrısı
Sara Hastalığı
Sık Hasta Olma
Sınav Kaygısı
Sırt Ağrısı
Sigara Bırakma
Sivilce
Siyatik
Spastik Kolon
Stres İle Mücadele
Şeker Hastalığı
Tenisçi Dirseği
Terleme
Tırnak Yeme
Tiroid Hastalıkları
Topuk Dikeni
Trigeminal Nevralji
Tükenmişlik Sendromu
Uçak Korkusu
Uykusuzluk
Ülseratif Kolit
Ürtiker
Yüksek Tansiyon
Yüz Ağrısı
Yüz Felci
Zamansız Süt Salgılanması
Zayıflama
Zona